Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim Sayfayı Yazdır

.................::::::GOKHAN GELİR::::::..............

BİLİM,TEKNİK,UZAY,DOWNLOAD,VİDEO,OYUN,DENEME SINAVLARI VE DAHASI......

« Sonraki |

31/1/2007

Ralston: PKK’ya yoğunlaştık

Dışişleri Bakanı Gül ile görüşen ABD’nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi emekli Orgeneral Joseph Ralston “Terör örgütüyle mücadele çabamızda yoğunlaşmış durumdayız” dedi.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ABD’nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi emekli Orgeneral Joseph Ralston’u kabul etti. Dışişleri Bakanlığı’nda gün boyu temaslarda bulunan ve Türkiye’nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi emekli Orgeneral Edip Başer ile bir araya gelen Ralston, son olarak Bakan Gül ile görüştü. Ralston, görüşmenin ardından Başer ile birlikte basına açıklamada bulundu. Terör örgütü PKK ile mücadelede “daha yapılacak çok şey” olduğunu ifade eden Ralston, bunun üzerinde çalıştıklarını söyledi.


Ralston, ancak bu konuda daha fazla detaya giremeyeceğini belirterek, “Beni anlayacağınızı ümit ederim. Burada terörizm karşıtı konuları konuştuk. Bunlar tamamen kamuoyuna açıklanabilecek şeyler değil, sadece başarabileceğimiz şeylerin bir bölümünü açıklayabiliyorum sizlere” diye konuştu.

“Terör örgütüyle mücadele çabamızda yoğunlaşmış durumdayız” diyen Ralston, pek çok inisiyatif aldıklarını belirterek, “Bu konuda Türk kamuoyu ve medyası biraz daha sabır gösterirse, daha başarılı olabileceğimize inanıyorum” söyledi.

“MAHMUR’U PKK UNSURLARINDAN TEMİZLEDİK”

Ralston, Türkiye’ye gelmeden önce Mahmur kampını ziyaret ettiğini ve askerlerle bir araya geldiğini hatırlatırken, orada “hala yapılması gereken şeyler” olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Mahmur kampının kapatılması yönündeki beklentisinin hatırlatılması üzerine Ralston, bu konuyu görüşmediklerini söyledi. Konunun Türk insanını yakından ilgilendirdiğini bildiğini söyleyen Ralston, pek çok gelişme kaydedildiğini, “kampı terör örgütü PKK unsurlarından temizlediklerini” belirtti.

Bölgede BM’nin sürece dahil olduğunu, nüfus sayımı yapıldığını, insanların kaydının alındığını belirten Ralston, kimliği olanların kampta kalabildiğini, olmayanların kalamadığını ifade etti. Ralston, bu konuda çok çaba olduğunu belirtirken, Türkiye, Irak ve BM arasında yazılı bir anlaşma yapılması gereğine işaret etti.

Dışişleri Bakanlığı’nın konu üzerinde çalıştığını söyleyen Ralston, Türk insanının kampta kalan tanıdıkları ve çocukları nedeniyle konuyla yakından ilgili olduğunu yineledi.

Ralston, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin başkanı Mesud Barzani ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine de, “Başkan Barzani ile görüştüğünü”, ancak basında çıkan bazı haberlerde ileri sürülenlerin aksine herhangi bir basın açıklaması yapmadığını söyledi.

Barzani ile görüşmeleri sürdürmeyi düşündüklerini ifade eden Ralston, Barzani’yi terör örgütü PKK’nın Irak’ın istikrarına ve Türk insanına tehdit olduğu yönünde ikna edebileceğini düşündüğünü kaydetti. Ralston, terör örgütüyle mücadelede Barzani’nin de kendisine yardımcı olmasını beklediğini sözlerine ekledi.

BAŞER: BELLİ BİR MESAFE ALABİLDİK

Türkiye’nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi emekli Orgeneral Edip Başer, terörle mücadele konusunda ilerleme kaydedildiğini ancak kısa zamanda sonuç beklenmesinin gerçekçi olmayacağını söyledi.

Başer, Dışişleri Bakanlığı’nda ABD’nin Terörle Mücadele Özel Temsilcisi emekli Orgeneral Joseph Ralston ile yaptığı açıklamada, Orgeneral Ralston ile müşterek çalışmalarının devam ettiğini, bu akşam ve yarın da görüşeceklerini söyledi.

Başer, “Bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmaları daha ileri bir aşamaya götürmek için uğraş veriyoruz. Bu uğraşta, bugünkü çalışmalarımızla belli bir mesafe alabildiğimizi sizlere söyleyebilirim” diye konuştu.

“Birçok şeyi sizlerle dolayısıyla kamuoyuyla paylaşmayı arzu etmemize karşın konunun hassasiyeti nedeniyle mümkün görünmüyor” diyen Başer, ileriki safhada daha somut bilgiler verme imkanı bulabileceklerini kaydetti.

Başer, Türk halkını ve Türk medyasının desteğinin de bu konuda önemli bir faktör olduğuna dikkati çekerek, “Bu konuda sizlerin yardımı, sizlerin desteği ve katkısı da bizim üstlendiğimiz bu görevde bir yerlere varabilmemizde çok önemli. Bu çok önemli bir faktör olacaktır” dedi.

“BU IŞIK HALA VAR”

Edip Başer, görüşmelerden ilerleme sağlanıp sağlanamadığıyla ilgili bir soruyu da, şöyle yanıtladı:

“Bana göre ilerlemeler var. Daha ileriye gitmemizi sağlayacak, daha ileriye bizi götürecek bazı adımlar var. Bunlar atıldı. Bunlar üzerine konuşuldu. Mutabakatlar var.”

Üzerinde çalışılması gereken noktaların olduğuna dikkati çeken Başer, “Bunlar üzerinde çalışacağız. Ufukta ışığı görmeye devam ettiğim sürece bu konuda çalışmalarımız devam edecek. Bu ışık hala var ve bizim biraz daha ona yaklaştığımızı hissediyorum” diye konuştu.

BARZANİ

Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin başkanı Mesud Barzani ile bir anlaşma yapılıp yapılmadığı konusundaki soruyu da yanıtlayan Başer, şunları söyledi:

“Barzani ile bir anlaşma yapmaları şu an söz konusu değil. Barzani ile sadece ABD olarak bir anlaşma yaparlar ya da yapmazlar, bu kendi verecekleri bir karardır. Ama bizim sözcümüz olarak ya da bizim adımıza Barzani ile herhangi bir şey yapmaları söz konusu değil.”

Ralston’ın Barzani ile yaptığı görüşmenin bir çelişki olup olmadığının ve bundan rahatsızlık duyup duymadığının sorulması üzerine de Başer, “Bence ortada bir çelişki yok. Barzani ile görüşmeleri onların kendi kararlarıdır. Buna müdahale etmemiz söz konusu değil” dedi.

Başer, Türkiye’nin ABD yönetiminin dikkat etmesi gereken bazı hususları dile getirdiğini ve bazı uyarıları yaptığını kaydederek, şunları söyledi:

“Kendileri bizim bu konudaki temel düşüncelerimizi çok iyi biliyorlar. Barzani ile olan görüşmelerinde ya da Irak hükümetiyle olan görüşmelerinde bizim bu temel düşüncelerimizi, temel görüşlerimizi elbette onlara aktarıyorlar. Bu konuda bir sıkıntı bizim açımızdan yok.”

Orgeneral Ralston’ın, Barzani’den bir mesaj getirip getirmediğine yönelik bir soruyu da Başer, böyle bir mesaj gelmediğini belirterek, “Biz Barzani’den gelecek mesajın ne olacağını daha önceden biliyorduk zaten. Onun için herhangi bir mesaj beklemedik” diye yanıtladı.

ASKERİ OPERASYONLAR HER ZAMAN MASADA

Basın mensuplarının, “yeni adımların” askeri bir operasyon içerip içermediği sorusuna karşılık Başer, “Askeri operasyonlar her zaman masada olan bir hareket tarzıydı. Onu her zaman ifade ettik. Dolayısıyla her şeye açık demektir” dedi.

Yeni adımların hangi istikamette olduğunu ve ilk planda ne olduğunu söylemesinin mümkün olmadığını belirten Başer, “Her şey ihtimal dahilinde” ifadesini kullandı.

Terörle mücadelenin kısa sürede sonucunun alınmasının mümkün olmadığının bilinmesi gerektiğine dikkati çeken Başer, şunları söyledi:

“Terörle mücadele, akşamdan sabaha hallolacak bir iş değil. Çünkü terör çok kaypak, tahmini güç yöntemleri kullanan her alanda kullanan, sadece silahla mücadele değil. Terörle mücadelenin silahla mücadele boyutu sadece bir boyutudur. Bana göre de en kolay boyutudur.”

Bunun dışındaki boyutlarda terör örgütüyle mücadelenin kolay olmadığını söyleyen Başer, “Kısa zamanda sonuç beklenmesi pek gerçekçi olmaz” dedi.

Orgeneral Ralston’un Mahmur Kampını ziyareti konusundaki bir soruya karşılık Başer, bu ziyaretten önceden haberdar olduğunu söyledi.

Mahmur Kampının kapatılmasına yönelik bir soruya da “Son aşamada elde edilmesine çalışılan şey, kampın kapatılmasıdır” dedi.

Orgeneral Ralston’un Irak ziyareti sırasında, Irak basınında çıkan “Ralston’un, Türkiye’nin Mahmur Kampı konusundaki kaygılarının yersiz olduğu konusunda düşüncelerini aktardığı” yönündeki haberlerin sorulması üzerine de Başer, Ralston’un hiçbir basın mensubuna, hiçbir beyanatta bulunmadığını, verilen bilgilerin de doğru olmadığını ifade ettiğini belirtti.

Terör örgütü PKK/KONGRA-GEL ile ilgili ilerde yeni adımlar atılmasının söz konusu olup olmayacağıyla ilgili bir soruyu Başer, “İlerde eğer gerekli olursa ve uygun koşullar doğarsa tabii o da olabilir” şeklinde yanıtladı.

RALSTON BUGÜN BÜYÜKANIT İLE GÖRÜŞECEK

Ralston, bugün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’la da görüşecek.

Ralston’ın Ankara ziyareti, PKK’yla mücadelede yeterince etkin olmaması nedeniyle Washington’a yönelik eleştirilerin yoğunlaştığı bir döneme de denk düştü.

Başbakan Erdoğan da, özel temsilcilik mekanizmasından şu ana dek somut bir sonuç alınamadığını söylemişti. Erdoğan’ın açıklamaları, mekanizmanın devam edip etmeyeceği sorusunu gündeme getirmişti.

Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

30/1/2007

Rusların doğal uyuşturucusu

Donmuş nehrin kıyısında, karlar üzerinde mayoyla dolaşan Vladimir Grebionkin, mağrur ve muzaffer kumandan edasıyla tebessüm ediyor...

Sayıları yarım düzineyi bulan yüzücüler, donmuş nehrin üzerinde testereyle açılan kocaman deliğin başına toplanıyor. AFP muhabiri de olanları seyrediyor. Eski paraşütçü 65 yaşındaki Vladimir Grebionkin, emirler yağdırıyor: “Haydi, sağa gel. Şöyle geç. Dal! Bir, iki üç... Çık!”

Soğuk ilkin kötü geliyor. Uyuşuyorsunuz; kulaklarınız uğulduyor, gözleriniz kararıyor. Sonra rahatlayıp gevşiyorsunuz; uzay boşluğunda dolaşıyorsunuz hissi... Rusya’nın Avrupa yakasına geç gelen kışı böyle kutluyor “Mors” lakaplı yüzücüler...

Bu tür uygulamaların tehlikeli olduğunu, sıfır derece civarındaki suyun, yarım saatte insanı öldürebileceğini söylemenin anlamı yok artık. Buzlu sularda yıkanmak, Rus ruhunun ayrılmaz parçası olmuş. Grebionkin, “Slavlar bunu hep yapar. Buhar banyosundan çıkıp kendilerini karların üstüne atarlar. 19 Ocaktaki vaftiz töreninde de soğuk suya dalarlar” diyor:
“Atalarımız soğukla hep mücadele etti. Bu bizim genlerimize işlemiş...”

Aynı zamanda Kış Yüzmesi Federasyonu başkanı olan Grebionkin, Rusya’da 2 milyona yakın “Mors” bulunduğunu söylüyor. Dışardan bakınca, bu iş çılgınca görünüyor. Ama iyi organize edilmiş bir çılgınlık...

“Tecrübeli” soğuk su yüzücüsü ve mukavemet uzmanı Grebionkin’e göre, soğuk su kalp ve diğer hayati organlara kan akışını artırıp hızlandırıyor, böylece organizmayı temizliyor.

Yüzücüler sudan çıktıklarında vücut sıcaklığı 40 dereceye yükseliyor. “Hararet 20 saniye kadar sürüyor, ama bu, bütün mikropları öldürmeye yetiyor...” Doktorlara göre de, soğuk suya girildiğinde meydana gelen şok, ciddi miktarda adrenalin ve endorfin salgılanmasına yol açıyor. Bu da uyuşturucu veya orgazmın verdiğine yakın rahatlama sağlıyor. “Mors” Lilia Bezrukova, “Sudan çıkarken uçar gibisinizdir” diyor.

Soğuk su müptelalarına göre, haftada üç banyo bütün hastalıkları yok ediyor. Mesela, anlatılana bakılırsa, doktorların “Kısırsın, doğuramazsın” dediği bir kadın, soğuk su banyosuna başladıktan üç yıl sonra ikiz doğurmuş... Grebionkin de, 28 yıl önce sağlık sorunları yüzünden ordudan atılmak üzereyken, soğuk su banyosu sayesinde orduda kalmayı başardığını ve albaylığa kadar terfi ettiğini anlatıyor. 77 yaşındaki emekli hekim Hlavdia Demiçeva da, “Grip olan komşularım üç haftada iyileşirken bana dört gün yetiyor” diyor gururla...

“Morsların” mucizesine herkes inanmıyor elbet. Nörolog Nadejda Şeyna, “Bu söyledikleri kadar sağlıklı bir şey değil” diyor:
“Kötülüğü iyiliğinden fazla...”

Nörologa göre, şok bazı insanları soğuğa karşı daha hassas hale getiriyor. “Biz tişörtle idare ederken, onlar kalın kazaklar giymek zorunda kalır...”

Soğuk suya dalmanın kalp krizine yol açma, adrenalin bağımlısı yapma veya cinsel fonksiyon bozukluğuna sebep olma gibi risklerine rağmen, “Morslar” kendilerini dünyanın en mutlu insanları sayıyor. Demiçeva, “Yaşım 77, ama kendimi 26’sında hissediyorum” diyor.

 

Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

30/1/2007

Erdoğan 5 yıl daha başbakan olsun’

Meclis Başkanı Bülent Arınç, Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 yıl daha başbakan olarak kalmasının, Türkiye’ye daha çok şey katacağını söyledi.

 

Türkiye’nin seçim sonrası yeniden koalisyonlara sürüklenmemesi gerektiğini vurgulayan TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dinamizmi ve karizmasıyla, beş yıl daha görevde kalmasından yana olduğunu söyledi.

Meclis Başkanı Arınç, Başbakan Erdoğan’ın, başbakan olarak kalmasının Türkiye’ye daha çok şey katacağına da dikkat çekti.

Bülent Arınç, gazetecilerin “Yani Erdoğan cumhurbaşkanı olmasın mı?” sorusuna, “Olmak isterse hepimiz onu destekleriz” diye yanıt verdi.

Arınç, gazetecilerin “İcraatta Gül ve Erdoğan, Çankaya’da Arınç mı diyorsunuz” yorumuna ise, “Buna milletvekilleri karar verir” şeklinde yanıt verdi.

Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

21/1/2007

Türkler uzaya asansörle mi çıkıyor?

 

'Zaman Makinası' (Time Machine) kasım ayının sonunda yayımlandı
JAXA ve Tokyo Üniversitesi'nde görev yapan Doç. Dr. Serkan Anılır, ATA projesinin son durumunu ve vizyonunu yazdı...

"13 Aralık’ta Kale grubunun da değerli katkılarıyla İstanbul Harbiye Askeri Müzesi'nde 1'inci Uluslararası Altyapısız Mimarlık Sempozyumu'nu 12 yabancı konuğumuz ve yüksek katılımlı bir dinleyici kitlesi ile gerçekleştirdik.
 
Gerek sunumlar, gerekse sempozyum sırasında ve sonrası tanışma fırsatı bulduğum katılımcıların görüşleri ile ilerletmeyi düşündüğümüz araştırmanın bu ilk aşamalarında; farklı alanlardaki uzmanlar arasındaki fikir alışverişinin en değerli anahtar olduğunu düşünüyorum.
 
Ancak programı çok dikkatle inceleyen bazı katılımcılar fark etti ki, yabancı konuklarımızın çoğu NASA veya uzay teknolojisine yönelik çalışmaları ile dünyada isim yapmış kişiler.
 
Aslında Altyapısız Mimarlık Sempozyumu konuklarının hepsi, ATA Uzay Asansörü projesinin çekirdek kadrosunda yer alan 60 civarındaki araştırmacının arasından davet edilmiş kişilerdir. Peki sizce iki proje arasındaki ilişki nedir?
 
ATA Projesi uzaya asansör benzeri bir sistemle çıkmak için başlamış olan bir araştırma projesidir. Böylesine yüksek bir kule sisteminin kurulması bugünün teknolojisi ile mümkün olmayacağı açıktır. Bu yüzden, projenin amacı uzaya asansör kurmak değil, böylesine bir asansör kurmak için gerekli teknolojileri geliştirmek için bir platform kurmak ve bu teknolojileri günümüzde ihtiyaç duyulan başka alanlara aktarmaktır.

Kısacası bir teknoloji transfer platformudur. Altyapısız sistemler de bu projeden aktarılan bir teknoloji transfer düşüncesi olup, altyapıya sahip olmayan, altyapısı eksik olan veya altyapısını doğal bir felaket nedeniyle kaybeden bölgelerde alternatif düşünceler oluşturmaya yönelik bir araştırmadır.
 
Amacı, sadece gelecek mimarisine ve ekolojiye alternatif bir bakış geliştirmek değil, afet konutlarını geliştirmekte de yeni teknolojileri geliştirmek ve uygulamaktır. 
 
ATA projesi Haziran 2006’da Japonya’da kitap olarak yayımlanmış, aradan geçen zamana rağmen, Hawking gibi bilim adamlarının kitap satışlarını bile geçebilmiş ve halen Japonya’da en çok satan bilim kitabı olmuştur.
 
Aynı şekilde, JAXA-Teorik Uzay Fizik grubunun çalışmalarını, özellikle genç kitleye sevdirmek ve bilime özendirmek için, gene benim adım altında 'Zaman Makinası' (Time Machine) isimli kitap da kasım ayının sonunda yayımlanmıştır.
 
Zaman Makinası'nın önsözünü Japonların ilk uzaya giden astronotu Mamoru Mori yazmış ve özellikle ortaokul ve liseler tarafından programa alınacak kadar bizlere gurur yaşatan bir başarı kazanmıştır.
 
Buradan da anlaşılacağı üzere ATA projesi çok yönlü yaklaşımıyla, hem bilim -teknoloji gelişimine katkıda bulunmakta, hem de verdiği vizyonla özellikle genç kitlelere hiçbir şeyin imkansız olmadığını ve istenildiğinde başarılacağını; bunun için gerekli olanın azim,çalışmak ve kendine inanmak olduğunu da göstermeye çalışmaktadır.
 
ATA projesinin 2007 yılında yaşayacağı en önemli gelişim, Japon-Fransız ortak yapımıyla Mayıs ayına yetiştirilecek animasyon filmidir. 3 boyutlu IMAX teknolojisi ile hazırlanacak olan ve hazirandan itibaren Japon Teknoloji Bakanlığı'na bağlı olan bilim müzelerinde gösterime girecek olan animasyon ile, projenin mesajları Japonya çapında yayılacaktır.
 
ATA Projesi'ni Türkiye’de tek tanıtma fırsatı yakaladığımız organizasyon Asansör İstanbul fuarı olup, bu sene de nisan ayında özellikle teknoloji transferi üzerine yoğunlaşarak sunacağımız ATA 2007 sunuşunun ses getirmesini ümit ediyorum.
Bu noktada, yaşadığım en büyük mutluluk, bu sunuşa gelmek isteyen yüzlerce lise öğrencisinin e-posta adresimi internette bulup bana mesaj atmalarıdır.
 
Öğretmenlerinin de gerekli anlayışı göstererek sunuma getirecekleri bu gençlerimizle tanışmayı dört gözle bekliyorum. ATA’nın mesajlarının Japonya ile sınırlı kalmaması ve ülkemizin geleceğini oluşturacak gençlerimize kadar ulaşması benim en büyük hayalimdir."

Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

21/1/2007

İnternet Özgürlüğüne Darbe

Önce çocuk pornosu abartıldı, şimdi Bilişim Suçları kanunu hazırlanıyor. İnternet özgürlüğü çocuk pornosu kılıfında yok edilmek üzere. Bilişim Platformu isyanda.

Bilişim Platformu'nun yayımladığı "İnternet Suçlu Değildir" başlıklı bildiride, internet anlayışının son günlerde çocuk pornosu üzerinden yürümesi eleştiriliyor ve yasakçı zihniyetle Türkiye'nin kaybedileceği belirtiliyor

Bilişim, bilgi, iletişim alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket edebilmelerini sağlamak amacıyla kurulan Bilişim Platformu (BTSTK), "İnternet Suçlu Değildir" başlığıyla bir bildiri yayımladı. Platforma bağlı 20'yi aşkın derneğin imza attığı bildiride, internet anlayışının son günlerde çocuk pornosu üzerinden yürümesi eleştirilerek, "Şehir hayatı da suçu getirir. Ancak şehir hayatından vazgeçmeyiz. Şehre giren çıkan her kişiyi denetlemeyiz" dedi.

Kamuoyunda bir süredir tartışılmakta olan "Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı" ile bazı taslaklar çerçevesinde konuşulan ortak konunun, "internetin izlenmesi, perdelenmesi, sansüre uğratılması için nasıl bir mekanizmanın oluşturulacağı" olduğu kaydedilen bildiride şöyle denildi: "Oysa internet, gelişmiş toplumlardaki, düşünce ve ifade özgürlüğünün en somut beliriş şeklidir. Bu nedenle internetin kişisel hak ve özgürlükler kapsamında ele alınması gerekir."

İnternet amaç değil, araç
İnternetin bir amaç değil, araç olduğu belirtilen bildiride; yaşanan sorunun adının doğru konması ve "ölçülülük" prensibi çerçevesinde düzenlemeye gidilmesi gerektiği belirtildi. Bildiriden bazı bölümler şöyle:

  • Yasal düzenleme gerekli ve zorunludur. Ancak, sorunların gereğinden fazla abartılarak, Türk toplumunun haklı ve yerinde olarak hassas olduğu 'çocuk pornografisi' üzerinden tartışmaları götürmek ve bu eksenden hareket ederek interneti düzenlemek sağlıklı bir sonuç doğurmayacaktır.
  • Anayasa ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınan kişisel hak ve özgürlükler boyutu da gözetilerek, sorunun gerektirdiği ölçüde etkili ve sorunla orantılı bir düzenleme yapılması akılcı ve bilimsel bir yol olacaktır.
  • Ülkemiz açısından son derece önemli olan bilişim suçları konusunun sağlıklı bir düzenleme ve bilişim oyuncularının mutabakatı sağlanmış şekilde çıkarılması için Bakanlar Kurulu, ilgili Bakanlıklar ve TBMM'nin gerekli hassasiyet ve önemi göstereceğine inancımız olduğunu bildirir, aksi takdirde kaybedenin Türkiye olacağını hatırlatırız.
  • Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    21/1/2007

    Cuma Namazını Kıldım ve Vurdum

    Cinayetten 10 dakika önce gözgeze geldiklerini ve Dink'in irkildiğini anlatan Samast'ın şu ifadeyi verdi

      Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katil zanlısı Ogün Samast, yakalandıktan sonra Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde verdiği ifadede, “Cuma namazını kıldıktan sonra vurdum'' dedi. Cinayetten 10 dakika önce gözgeze geldiklerini ve Dink'in irkildiğini anlatan Samast'ın şu ifadeyi verdi:

          "İnternette haberlerde okudum. Orada 'Ben Türkiyeliyim. Ama Türk kanı pis kandır' dediği için öldürmeye karar verdim. 17 Ocak'ta Trabzon'dan otobüse bindim. 18 Ocak akşamı İstanbul terminaline indim. Geceyi de terminalde geçirdim. 19 Ocak'ta görüşmek için gazeteye gittim.

          Ancak görüşemedik. Daha sonra cuma namazını kıldım. Namaz çıkışı da gazeteye gittim. Bu sırada Hrant Dink bir bankaya girdi. Bankadan çıkıp gazeteye gitti. Beni görünce irkildi. 10 dakika sonra gazeteden çıktı. Arkasından yanaştım ve 1 metre uzaklıktan vurdum. Pişman değilim."
         
         SAVCIYA İTİRAF ETTİ

          Hrant Dink’in Samsun Otobüs Terminalı'nde saat 22.30’da yakalanan katil zanlısı Ogün Samast üst araması yapılıp gece yarısına kadar otogardaki jandarma karakolunda bekletildi. Buradan saat 24.00 sıralarında geniş güvenlik önlemleri altında camları siyah filtre ile kaplı transit minübüsle Samsun Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. Zanlı Samast, burada Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Gökçınar ile İl Emniyet Müdürü Mustafa İlhan tarafından sorgulandı. Samsun Barosu'ndan gelen bir avukat aracılığı ile yaklaşık 1 saat süren ilk ifadresinde Ogün Samast'ın Hrant Dink'i öldürdüğünü itiraf ettiği öğrenildi. Ogün Samast’ın ifadesinde, “Gazetedeki yazılarıyla, televizyonlardaki konuşmaları kanıma dokunuyordu. Kendisini internetten de takip ediyordum. Yorumlarımı zoruma gidiyordu. Bu iş için İstanbul’a 3 gün önceden gittim. Bugün olsa yine yaparım. Pişman değilim'' dediği bildirildi. Ancak sanığın geniş çaplı verdiği ifadesindeki detaylar gazetecilere açıklanmadı.
         
         POLİS KIYAFETİ İLE ÇIKARILDI

          İfadenin alınmasında sonra saat 03.25'de zanlı Ogün Samast, çelik yelek üzerine giydirilen polis kıyafeti ve polis şapkası ile yine çok sıkı güvenlik önlemleri altında Samsun Emniyet Müdürlüğü'nden çıkarılarak zırhlı araca bindirildi. Çarşamba Havalimanı'na hareket eden zırhlı araca 10 polis aracı ve bir ambulans eşlik etti. Yaklaşık 20 kilometrelik yolun her 500 metresinde polisin aldığı önlem dikkati çekti. Güzergah boyunca polis ve jandarma , ana yola çıkan caddelerde trafik akışını kesti.
          Kargo bölümünden araçla İstanbul’dan gelen Nurol Havacılığa ait özel uçağın kapısına kadar getirilen zanlı Samast, uçağa yine güvenlik önlemleri altında bindirildi. Bu arada zanlı Ogün Samast’a aynı uçakta Samsun’daki Terörle Mücadale Şu Müdürlüğü'nde görevli 4 polis eşlik etti. 8 kişi kapasiteli Beach 400 A tipi uçak saat 03.54’de İstanbul’a hareket etti.
         

    Nasıl yakalandı?

          Hrant Dink cinayeti zanlısı Ogün Samast'ın İstanbul Polisi'nden gelen ihbar üzerine bulunduğui otobüsteki diğer yolcuların zarar görmeden yakalanabilmesi için en uygun yer seçilen Samsun Otobüs Terminali'nde seri bir operasyon düzenlendiği ortaya çıktı. Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre İstanbul Polisi'nden, Hrant Dink cinayeti zanlısı Ogün Samast'ın İstanbul- Hopa seferini yapan 34 JAZ plakalı (Metro Turizm) otobüsle seyahat ettiği ihbarı yapıldı. Operasyon için en uygun yer olarak belirlenen Samsun Otobüs Terminali'nin jandarma bölgesine girdiği için bu haber askeri yetkililere bildirildi. Alınan bilgiye göre jandarma yetkilileri, plakası saptanan otobüse telefon açıp şoförle konuşarak bulundukları mevkii hakkında bilgi aldı. Şoförün inecek ve binecek yolcu olmadığı için Samsun Otobüs Terminali'ne girmeyeceğini söylemesi üzerine konu hakkında bilgi verilip, aracın otogarda kendi firmalarına ait perona yanaşması istendi.
         
         YERİNDEN KIMILDAYAMADI

          Bu sırada jandarma, Ogün Samast'ın seyahat ettiği otobüs firmasının peronunda önlem aldı. Saat 22.30'da otobüs perona yanaşıp kapılarını açtığında, önce sivil kıfayetli, ardından da resmi kıyafetli jandarma içeri girerek 21 numaralı koltukta oturan Ogün Samast ile şüphe üzerine yanında ve arkasındaki koltukta oturan 2 kişiyi hareket etmelerine fırsat vermeden yakaladı.
         
         GÖRGÜ TANIĞI: JANDARMA ÇOK SERİ DAVRANDI

          Samsun'dan İstanbul'a gitmek üzere otogara gelen Tahsin Şener adlı yolcu, hemen yanıbaşında gerçekleştirilen bu operasyonu saniye saniye izledi. Şener, otobüsünün hareket saatini beklerken çevresinde anlam veremediği bir hareketlilik yaşandığını, kısa süre sonra perona yanaşan otobüse önce sivil, ardından da resmi kıyafetli jandarmaların seri bir şekilde girdiğini söyledi. Güvenlik güçlerinin direnmesine fırsat tanımadan Ogün Samast ile şüphe üzerine yanında ve arkasında seyahat eden 2 genci etkisiz hale getirdiğini belirten Tahsin Şener, “Jandarma çok seri hareket etti. Bu kişiler kaçmaya çalışmadı. Sakin bir şekilde indirildi. Ardından çevreleri güvenlik güçleri ile sarılarak götürüldü'' dedi.
         
         10 DAKİKA İLE YAKALANDI

          Jandarma ile içinde Hrant Dink cinayeti zanlısı Ogün Samast'ın bulunduğu otobüsün şoförü arasındaki görüşmenin 10 dakika daha geç yapılması durumunda aracın Samsun'u geçeceği ve uzun süre durmadan yoluna devam edeceği öğrenildi. Operasyonun yol kontrolu sırasında yapılmasının ise diğer yolcular açısından risk oluşturabileceği ifade edildi.
         
    YASİN HAYAL DE İSTANBUL’A GETİRİLDİ

          Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti zanlısı Ogün Samast’ın ilk sorgulamasında kendisini yönlendirdiği ileri sürülen Yasin Hayal ve 4 kişinin İstanbul’a getirildiği belirtildi.
          Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti zanlısı Ogün Samast’ın, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan caddesi yerleşkesindeki sorgusu sürüyor. Öte yandan, soruşturma kapsamında Samast’ın yakın arkadaşları solduğu belirlenen ve aralarında 2004 yılında Trabzon’da McDonald’s şubesini bombalayan Yasin Hayal’in de bulunduğu 4 kişi, yaklaşık 1.5 saat önce İstanbul’a getirildi. Hemen sorguya alınan şahısların olayla bir ilgilerinin olup olmadığı araştırılıyor.
          Henüz, sorgulamanın içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, İstanbul Valisi Muammer Güler’in birkaç saat içinde soruşturmanın gidişatına ilişkin açıklama yapması bekleniyor.
          Dün gece saat 23.00’te Samsun’dan Trabzon’a gitmek üzere bir otobüste yakalanan 1990 Trabzon doğumlu Ogün Samast’ın 18 yaşından küçük olması sebebiyle, sorgulaması da farklı olacak. Ceza Muhakelemeleri Kanunu’na göre, Samast’ın sorgusuna emniyet görevlileri ile birlikte bir savcı ve Samast’ın avukatının da girmesi gerekiyor.

    Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    21/1/2007

    Dünya'nın En Pis Kokan Çiçeği

    Bilim insanları insanlar için bir sır olan köksüz ve yapraksız dünyanın en büyük çiçek familyasının botanik haritasını çıkardı. Bu çiçeğin en büyük özelliği çok pis kokması

    Güneydoğu Asya’da bulunan 1 metre genişliğinde ve 7 kilogram ağırlığındaki kırmızı Rafflesiaceae bitkisi dünyanın en büyük çiçeklerinden biri kabul ediliyor. Çiçek yaklaşık 200 yıl önce keşfedilmesinden bu yana, farklı özellikleriyle bilim insanları için bir muammaydı. Rafflesiaceae çiçeğinin kökü, yaprağı ve dalı yok.

    Güneydoğu Asya’nın yağmur ormanlarında bulunan Rafflesiaceae çiçeğinin DNA’sını çıkaran botanik bilimciler, çiçeğin 50 üyeli bir familyanın parçası olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, Rafflesiaceae çiçeği Euphorbiaceae familyasına ait. Bu familyaya ait bitkilerin tümü küçük çiçeklere sahip.

    YAPRAKLARI MİLYONLARCA YIL İÇİNDE BÜYÜDÜ
    Araştırmayı yürüten Harvard Üniversitesi uzmanı Charles Davis, Rafflesiaceae çiçeğini ‘Dünya dışından’ sözleriyle tanımlıyor. David’e göre, “Rafflesiaceae çiçeğinin üyesi olduğu familyadaki diğer bitkilerin küçük çiçek açması büyük bir sürpriz”.

    Botanik uzmanları, Rafflesiaceae ilk kez 46 milyon yıl önce çiçek açmaya başladı ve çiçek evrim geçirerek hızla büyüdü. Rafflesiaceae ilk açtığında çiçeği sadece 2mm uzunluğundaydı. Milyonlarca yıl için Rafflesiaceae çiçeği büyüdü ve bundan sonra da büyümeye devam edecek.



    POLENLERİ SİNEKLER TAŞIYOR
    Rafflesiaceae çiçeği, tropik yağmur ormanlarında kuytu bölgelerde yaşıyor, geniş yapraklarını açarak kokusunu salıyor ve sineklerin gelip polenlerini taşımasını sağlıyor. Rafflesiaceae çiçeğinin kokusu insanlara hoş gelen bir koku salgılamıyor, diğer çiçekler gibi sinekler yoluyla polenlerini dağıtıyor.

    Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    20/1/2007

    Antep'in 'Gazi' Madalyası Kayıp!

    Belediye ve valilik didik didik arandığı halde madalya bulunamayınca AKP Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, madalyanın izini Ankara’da sürme kararı aldı.

     Kurtuluş Savaşı’ndaki mücadelesi nedeniyle 1921’de "gazi"lik unvanı alan Gaziantep, sır olan İstiklal Madalyası’nın peşine düştü.

    Ancak madalyanın hiç alınmamış olabileceği kanaatine vardı. Çünkü madalya verildiğine dair hiçbir resmi belgeye rastlanmadı. Antep’in de o dönem Maraş’ın "kahraman" unvanıyla onurlandırılmadan önce aldığı madalya gibi bir madalya aldığı sanılıyordu.

    KENT KARIŞTI

    2 yıl önce, Gaziantep’te yayınlanan Beyaz Sayfa isimli yerel gazetde, madalyanın kaybolduğu iddiaları yer alınca şehir karıştı. Hatta iddiaları köşesinde işleyen eski gazeteci Yusuf Ağar, belediyenin eski binasında madalyayı bizzat gördüğünü öne sürdü. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbay soruşturma başlatırken, eski başkan Celal Doğan ise "Madalya vardı da biz mi yedik" dedi. Bu arada geçen ay Gaziantep’te haftalık olarak yayınlanan Telgraf Gazetesi "Madalyamızı istiyoruz" sloganıyla kampanya başlattı. Şehrin tüm temsilcileri, gazilik unvanı verilişinin 86’ncı yıldönümü olan 8 Şubat’ta madalyayı alma amacında olduklarını açıkladı.

    Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    20/1/2007

    Rusya Asrın En Sıcak Kışını Yaşıyor


    Yüzyılın en soğuk ocak ayının geçen yıl görüldüğü Rusya'nın başkenti Moskova'da, bu yılsa 130 yılın en sıcak ocak ayı oldu.

    Moskova'da genelde sıfırın altında 10-15 derece civarında geçen ocak aylarındaki hava sıcaklığı geçen yıl sıfırın altında 30 dereceye kadar düşerek başkentte rekor seviyelerde enerji tüketimine neden olmuştu.

    Ancak bu yıl hava sıcaklığı geçen yılların aksine sadece birkaç kez sıfırın altına düşerken, Moskovalılar yılbaşını alışkın olmadıkları şekilde çok az yağan kar altında karşıladı.

    Rusya'da meteoroloji yetkilileri, hava tahminleri raporlarının yapılmaya başlamasından beri en sıcak ocak ayının görüldüğünü belirterek, 13 Ocakta hava sıcaklığının 9 derece olduğunu ve bunun şu ana kadar kayıtlardaki en yüksek sıcaklık olduğunu kaydettiler. Sıcak havalar yüzünden geçen yılın aksine bu yıl mazot, elektrik enerjisi ve yolların buzlanmasını önlemek için kullanılan kimyasal madde tüketiminde ciddi oranlarda tasarruf sağlandı.

    AYILAR UYKUSUZ

    Hava sıcaklığı Moskova Hayvanat Bahçesindeki hayvanları da olumsuz etkilerken, ayılar kış uykusuna yatmakta zorlanıyor. Hayvanat Bahçesinden bir yetkili, havaların ayıların psikolojisini bozduğunu belirterek, "Ayılar birkaç gün uyuduktan sonra yine uyanıyor. Ayıların uyuma girişimi sürekli başarısız kalıyor. Ayıların uyumakta zorluk çekmesi yüzünden, yaz aylarında daha agresif olacağını tahmin ediyoruz" dedi. Rus meteoroloji uzmanları ve bilim adamları soğuk havaların yakında başlayacağını açıklamasına rağmen, sürücülerin kış lastiklerini havaların soğumayacağını düşünerek çıkardığı gözleniyor.

    Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

    20/1/2007

    PKK'ya kış operasyonu

    Tunceli'de terör örgütü PKK'ya yönelik hava destekli geniş çaplı bir kış operasyonu başlatıldı. Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'na bağlı birlikler, helikopterlerle teröristlerin bulunduğu bölgelere indirildi. Önceden belirlenen bölgeler bombalandı. Operasyon öncesinde kaçan teröristler, Hanuşağa köyü yakınlarındaki sığınakta yaklaşık 2 ton gıda maddesini bırakmak zorunda kaldı.
    4. Komando Tugay Komutanlığı'na bağlı birlikler, dün sabah Ovacık, Çemişgezek ve Hozat ilçelerinin kırsal kesimlerinde, PKK'lı teröristlere yönelik geniş çaplı bir kış operasyonu başlattı. Bölgede, yaklaşık 350 teröristin bulunduğu belirtilirken bir sığınak bulundu.
    Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı'ndan kalkan 2 Cobra tipi helikopterin de, teröristlerin yoğun olarak bulunduğu belirlenen Aliboğazı, Bali Deresi ve Ahpanos Vadisi'ni bombaladığı kaydedildi.

    Kategori: GUNCEL HABER | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı


    Subscribe Free Hit Counter

    This is my Google PageRank™ - SmE Rank free service Powered by Scriptme

    • Ana Sayfa
    • Profilim
    • Arşiv

    Son Yazılarım

    • 2006’nın en popüler spam konu başlığı re: hi!
    • Ralston: PKK’ya yoğunlaştık
    • ÇOOOOOOK KOMİK..........
    • Rusların doğal uyuşturucusu
    • Bolu Dağı tüneli kapandı
    • Erdoğan 5 yıl daha başbakan olsun’
    • Hubble’de ‘görme bozukluğu’
    • Bilgisayar oyunu ile idrar kontrolü
    • “Iron Aid” Türkiye’de
    • Ülker’in oyun sitesine ödül
    • Marst'ta su izi yok!
    • Uzaydan gelen tehdit!
    • 2007 Microsoft Office ilk mezunlarını verdi
    • Fotoğraf ve müzik SonyEricsson’u uçurdu
    • Açıl bilgisayar açıl!

    Kategorilerim

      • GUNCEL HABER
      • DOWNLOAD
      • SPOR
      • OYUN
      • DIGER
      • Bilim Teknik
      • SITE EKLE SITE KAYIT

    Arkadaşlarım

    • vahset
    • gökhan kaplan
    • ilgin42
    • bilimhaber
    • aptiluslu
    • bilsan

    Bağlantılarım

    • RSS
    • İLGİN KAPLICALARI
    • GOOGLE
    • MEHMET ALİ GELİR
    • İLGİN FM
    • İLGİN
    • HABER 10
    • MSN
    • ZAMAN
    • SPOR SİTESİ
    • HABER 7
    • SİTE EKLE
    • WEBMASTER
    • EĞİTİM
    • SİTE AİLESİ
    • WEBSERVİS
    • FENEGİTİM
    • MYNET
    • AKTİF HABER
    • BİLTEK
    • KRAL OYUN
    • İLGİNİNONU

    SON DAKİKA HABER

    DESTEKLEYENLER